2026 İklim Konferansı için Antalya'da tarımsal alanlar ve doğal ağaçlık bölgeler altyapı projelerine feda ediliyor.
ℹ️ Tarayıcı tabanlı sesli okuma · yapay zeka stüdyo sesi yakında
Türkiye'nin 2026 yılında Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hazırlıkları, ironik bir tabloyu gün yüzüne çıkardı. İklim krizine çözüm arayışının simgesi olan bu küresel zirvenin altyapı çalışmaları kapsamında, Antalya'daki EXPO fuar alanı ile Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne (BATEM) ait arazilerdeki doğal ağaçlar ve verimli tarım toprakları otopark ve diğer tesislere dönüştürülüyor. BATEM, Türkiye'nin tarımsal araştırma altyapısının önemli bir parçası olup bölgede onlarca yıldır sürdürülebilir tarım çalışmaları yürütmektedir. Söz konusu arazilerin bu amaçla tahsis edilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele adına düzenlenen bir konferansın bizzat doğal ve tarımsal alanları tahrip ettiği çelişkisini beraberinde getiriyor. Bölgede yaşayan halk ve çiftçiler, uzun yıllar boyunca işlenen verimli toprakların kalıcı biçimde kullanım amacından uzaklaştırılmasına ilişkin ciddi endişelerini dile getiriyor.
COP31 iklim konferansının 2026'da Antalya'da düzenlenmesi için tarımsal araziler ve doğal ağaçlık alanlar otopark ve altyapı tesislerine dönüştürülüyor. İklim krizine çözüm arayışının sembolü olan bu zirvenin hazırlıkları, ironik bir şekilde tarım alanlarını ve doğal kaynakları tahrip ediyor.
Bölgedeki çiftçiler ve tarım işçileri, uzun yıllardır kullanılan verimli toprakların kalıcı olarak kaybedilmesine direkt olarak etkileniyor ve gelir kaynaklarını yitirebiliyor. Türkiye'nin tarımsal araştırma altyapısında önemli rol oynayan BATEM'in fonksiyonlarının sınırlanması, bölgedeki tarım üretkenliliğini uzun vadede azaltacak.