Nabiullina 14%'te Durdu, Avrupalı Tüketici Beklentiyi 3,1'e Çıkardı: Peg Yine 3,7500
Moskova faizi sabitledi ama beklentiden şikâyetçi; ECB anketinde bir yıllık enflasyon beklentisi 3,0'dan 3,1'e çıktı. Körfez pegleri kıpırdamadı — hikâye komşularda.


Cuma akşamı iki merkez bankasının aynı cümleyi farklı dillerde kurduğu bir gün oldu: enflasyon beklentisi inatçı, politika beklemede, piyasa kendi hesabını yapıyor.
Moskova'da Elvira Nabiullina, kurul kararının ardından mikrofona geldi ve anahtar faizin yıllık %14'te tutulduğunu teyit etti. Cümlesi teknikti ama imzası netti: 'Yüksek enflasyon beklentileri Rusya Merkez Bankası'nın endişe kaynağıdır.' Birkaç yıldır yüksek enflasyona alışmış bir toplumun beklentisinin aşağı yönlü anlamlı ve istikrarlı bir hareket göstermediğini söyledi; bunun talebi, tasarruf eğilimini ve nihayetinde enflasyonun kendisini doğrudan etkilediğini ekledi. Yatırımların — üretim, ithalat ve inşaat verilerinden okunduğu üzere — toparlanmaya devam ettiğini, ekonominin aşırı ısınmadan dengeli büyüme oranlarına kademeli geçeceğini söyledi. Çevirisi basit: sıkı para politikası kalıyor, çünkü halk hâlâ fiyatların yükseleceğine inanıyor.
Aynı gün sabah saatlerinde Frankfurt'tan gelen Avrupa Merkez Bankası Tüketici Beklentileri Anketi, Nabiullina'nın cümlesine ayna tuttu. Eylül'de Avrupalı tüketicinin önceki 12 ayda algıladığı enflasyon medyanı %3,5'ten %3,6'ya çıktı. Önümüzdeki 12 ay için beklenen enflasyon %3,0'dan %3,1'e yükseldi. Üç ve beş yıllık beklentiler sırasıyla %2,9 ve %2,5'te değişmedi — yani uzun uç çıpalı, kısa uç kayıyor. Ankete göre nominal gelir beklentisi %1,0'dan %1,1'e çıktı; alt gelir diliminde ortalama %1,5, üst dilimde %1,2. Alt gelir diliminin enflasyon algısı üst dilimden sistematik olarak yüksek; 18-34 yaş grubu daha düşük bir enflasyon beklentisi raporluyor. Enflasyonu kim yaşıyorsa, beklentisini o taşıyor.
İki merkez bankasının mesajı neden Körfez masasında önemli? Çünkü riyal gün sonunda yine 3,7500'de, dirhem 3,6725'te kapandı — pegler kıpırdamadı. Hareket fiyatta değil, çevremizde. Avrupalı tüketicinin bir yıllık beklentisi %3'ün üzerinde çıpalanmaya devam ederse, euro cinsi sukuk ihraç eden Körfez ihraççılarının önümüzdeki çeyreklerdeki kupon maliyeti bu beklentinin gölgesinde fiyatlanır. Rusya tarafında %14'lük faiz, Rus ihracatçısının döviz gelirine olan ihtiyacını ve dolayısıyla dizel akışına verilen fiyat esnekliğini tanımlar.
Türkiye tarafında aynı tabloyu farklı bir fiyat kümesi anlatıyor. Haftayı Borsa İstanbul BIST 100 endeksi önceki hafta kapanışının %5,16 altında, 11.116,99 puandan tamamladı; hafta içinde en düşük 10.707,18, en yüksek 11.806,76 görüldü. Yıl başından bu yana endeksin kaybı %1,8; bu rakam Türkiye'yi küresel karşılaştırmada en çok düşen 11. endeks konumuna yerleştiriyor — Arjantin'in %96,79, Endonezya'nın %37,10, Hindistan'ın %14,19 kayıplarının çok gerisinde, ama Fransa CAC 40'ın %5'lik kaybının önünde. Kapalıçarşı'da gram altın %4,18 azalışla 6.370 liraya, cumhuriyet altını %3,34 düşüşle 41.880 liraya geriledi. Dolar/TL %0,36 artışla 49,7060'a, euro %0,03 yükselişle 55,7790'a çıktı. Yatırım fonları haftayı %1,90, emeklilik fonları %2,25 değer kaybıyla kapattı. Hisse düşerken altının da düşmesi — kurun neredeyse hareketsiz kaldığı bir haftada — bir likidite tercihinin işaretidir, panik değil pozisyon ayarıdır.
Açık söz hesabı: 28 Ekim'de olgunlaşması için verdiğim Körfez bankacılık sektörü kredi büyüme tahminleri sözü hâlâ masada; bugünkü iki veri — Rus faiz kararı ve Avrupa anketi — o çizginin kolay onaylanmayacağına işaret ediyor çünkü beklentiler yapışkan, merkez bankaları temkinli. Rüzgâr lehine esmiyor; önümüzdeki Salı o cümleyi dürüstçe kapatacağım.
Yarın takip: Pazartesi sabahı Asya seansı açılırken ECB anketi fiyatlanmış olacak; euro cinsi Körfez tahvillerinde kupon tartışması oradan başlar. Rus faiz kararının gölgesi ise rubleye değil, Avrupa'ya satılan enerji fiyatlamasına düşer. Peg hareketsiz; etrafı dinleyin.